• Başkan Daylam “Romanları Anlamak” Paneli’ne Katıldı

    Sarıyer Belediyesi tarafından düzenlenen “Romanları Anlamak” paneline katılan Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Daylam panelde Mersin’de yapılan başarılı çalışmaları örnek vererek katılımcılarla Roman sorununun çözümüne dair iç görülerini paylaştı. 

    Sarıyer Belediyesi tarafından düzenlenen ve yurt içi ve yurt dışından pek çok Roman aktivist ve STK temilcisinin katıldığı Romanları Anlamak paneli İstanbul’da Steigenberger Oteli’nde yapıldı. Panele aktivist ve STK temsilcilerinin yanı sıra CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Serdar Gür, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Bekir Özcan, DİSK eski Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve çok sayıda Roman vatandaş katıldı.

    Bağıracağım ama su yutuyorum

    Panele konuşmacı olarak katılan federasyon başkanımız Daylam sözlerine Romanların sorunlarının büyüklüğüne  vurgu yaparak  Romanların durumunu kurbağanın boğulurken “Bağıracağım ama su yutuyorum.” demesine benzetti. Daylam, 2009 yılında hükümetin başlattığı ‘Roman Açılımı’ politikasıyla Romanların sorunlarının belirlenmesinden sonra bu sorunların çözümü noktasında bir devlet politikası oluşturulmadığına dikkat çekerek 30 Nisan’da resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Roman Strateji Eylem Planı’nın da Avrupa Birliği katılım süreci çerçevesinde alelacele ortaya çıkan bir eylem planı olduğunu söyledi. Daylam; “Bütçesi de olmayan bir eylem planı. Umuyoruz ki Balkan ülkelerindeki gibi olmaz. Bu süreç bir yere bağlanır. En azından parlamentoda bir kardeşimiz var ve biz de bu sürecin sağlıklı yürümesi için ona destek vererek parlamentoda sesimizin daha gür çıkmasını sağlayacağız.” dedi.  

    AKROMFED olarak insanlara dokunmak ve insanların kaderlerini değiştirmek gerektiğine inandığını söyleyen Daylam, Romanlar ile ilgili yapılan çalışmaların gerçekleştirilen toplantılardan ibaret olduğunu ve herhangi somut bir çıktı ile sonuçlanmadığını belirterek Romanların süregelen ve nesilden nesile aktarılan yoksulluğuna bir son vermenin gerektiğini ifade etti. Romanların mevcut şartlarda korkunç bir eşitsizlik ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Daylam, Romanlar gibi dezavantajlı gruplarla çalışacak olan kişilerin de iyi eğitimden geçmiş kişiler olması gerektiğini ifade etti. 

    Mersin’de MV Özcan Purçu ve aktivist Hacer Foggo ile başlattıkları ve 40 çocukla başlayarak şu anda 400 çocuk kapasiteli bir merkez haline getirdikleri eğitim modelini örnek gösteren Daylam,  Romanların kaderini değiştirecek olan çalışmaların bu şekilde onlara dokunması gerektiğini ifade etti.   

    Söylemden öteye gitmeyen girişimlerden sıkıldık

    Romanların durumunda köklü bir dönüşüm gerçekleştirmek için bir devlet politikasının şart olduğunu söyleyen Daylam artık Romanların söylemden öteye gitmeyen girişimlerden sıkıldığını belirtti. Romanların insanların belleğine sanki mazoşist bir toplum gibi göbek atan bir kadın figürü olarak   kazındıklarını ifade dene Daylam, bu görüntünün arkasında çok büyük bir dram olduğunu ve bunu görmek gerektiğini söyledi. 

    Yerel yönetimler ile işbirliği şart

    Mersin’de Toroslar Belediyesi ile beraber kurdukları ve şu anda 50 kadının istihdam edildiği kargı atölyesini de örnek gösteren Daylam, bu atölyenin neredeyse ihracat yapacak duruma geldiğini ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde yapılan bu çalışmaların çok önemli olduğunu söyledi. İstihdam yaratma konusunda öncelikle yerel yönetimlerin de yapabileceği çok şey olduğunu ifade eden Daylam, yerel işbirliklerin de Roman sorununa çok büyük katkıda bulunacaklarına inandığını söyledi. Yetkililerin Romanların durumunu içselleştiren kişiler olduğu sürece ve STKlar da bu süre katkıda bulunabildiği sürece Romanların durumunun iyileşeceğini ve böylece Türkiye’nin bundan çok büyük yarar göreceğine inandığını söyleyerek sözlerine son verdi.